17 Şubat 2008BlogItemBody$>
Kelimeler de dil gibi canlı varlıklardır. Sahip oldukları anlamların dışında zamanla yeni anlamlar kazanabildikleri gibi bir anlamda birkaç kelime de kullanılabilir. Bu özellikler hem kelimenin kendisine ait olabilir, hem de diğer kelimelerle olan anlam ilişkisini gösterebilir. Burada kelimelerin anlam özelliklerinin yanı sıra kelimeler arasındaki anlam ilişkileri de karşımıza çıkmaktadır. Kelimeler tek başlarına anlamlı olabildikleri gibi cümlede veya söz içinde kullanılışlarına göre yeni anlamlar da kazanabilirler, aralarında anlamdaşlık sesteşlik gibi ilişkiler de barındırabilirler. Sözcükler zamanla yeni anlamlar alarak zenginleşebilir ya da anlamlarını kaybedebilirler. Anlamlarını kaybetmelerine anlam daralması, yeni anlamlar kazanmasına anlam genişlemesi denir.

1. ANLAM KAYMASI (Başka Anlama Geçiş): Sözcüğün eskiden yansıttığı kavramdan bütünüyle farklı, yeni bir kavramı karşılar duruma gelmesine başka anlama geçiş denir.
Örneğin: "sakınmak" sözcüğü Eski Türkçe de "düşünmek, üzerinde durmak, yaslanmak, kederlenmek" anlamını içerirken sonraları "tehlikeden uzak durmak" anlamına geçmiştir.
Başka anlama geçişin bir türü de anlam iyileşmesi ya da anlam kötülenmesidir. Kötü anlamı olan bir sözcüğün zamanla iyi bir anlam kazanmasına anlam-kötülenmesi denir.
Örnek: Kötü İyi > Mareşal (nalbant) Mareşal (Ordudaki en yüksek rütbe) “kötü” anlamındaki yavuz kelimesinin artık “yiğit” anlamında kullanılması gibi.
İyi Kötü > Canavar (Canlı) Canavar (cana kıyan, yaban hayvanı, acımasız) “canlı” anlamındaki canavar kelimesinin artık yırtıcı yaratık anlamında kullanılması gibi.

Not: FİİLERDE ANLAM (ZAMAN) KAYMASI
Fiil çekimlerinde kullanılan kip ve zaman ekleri her zaman kendi anlamlarında kullanılmaz. Bu ekler birbirlerinin yerlerine de geçebilir. Elbette bu, cümlenin anlamıyla ilgilidir. Kısaca, cümlede yüklemin çekimlendiği kip veya zamanla işin yapıldığı kip veya zamanın farklı olmasına anlam kayması denir.
“Sizi yarın burada bekliyorum.” cümlesinde “bekliyorum” yüklemi şimdiki zamanla çekimlendiği halde iş “yarın” yani gelecek zamanda yapılacaktır. Öyleyse burada zaman kayması vardır.
“O her gün aynı saatte yola çıkıyor.” cümlesinde fiil şimdiki zamanla çekimlenmiş, iş “her gün” yani geniş zamanda yapılıyor.
“O daha üç yaşındayken babasını kaybediyor.” cümlesinde fiil şimdiki zamanla çekimlenmiş, iş geçmiş zamanda olmuş.
“Bu dilekçeyi sonra yazarsınız.” Cümlesinde fiil geniş zamanda çekimlenmiş, iş gelecek zamanda yapılacak.
“Keloğlan’ın yolu bir gün bir kasabaya düşer.” cümlesinde geniş zaman, geçmiş zaman yerine kullanılmış.
Bazı cümlelerde ise haber kipleri dilek kipleri yerine kullanılır.
“Bu cami de bize Selçuklulardan kalma bir eser olacak.” cümlesinde gelecek zaman, gereklilik kipi (olmalı) anlamında kullanılmıştır.
Bazen dilek kipleri de birbirleri yerine kullanılır.
“Gelsen de şu işleri birlikte yapsak.” cümlesinde şart kipi, istek anlamında kullanılmıştır.
“Şöyle buyrun efendim!” cümlesinde emir, istek anlamındadır.
Örnekler çoğaltılabilir. Sonuç olarak, önce yüklemin kip veya zamanına daha sonra işin yapıldığı kip veya zamana bakarsak ve bunların farklı olduğunu görürsek, cümlede anlam (zaman) kayması vardır.
Zaman kaymasının olduğu cümleler anlamca bozuk değildir. Bu sadece Türkçe’nin bir söyleyiş zenginliğidir.

2. ANLAM GENİŞLEMESİ: Bir varlığın bir türünü ya da tekini anlatan, kullanım alanları dar olan şeyleri gösteren sözcüklerin zamanla o varlığın bütün türlerini birden anlatır duruma gelmesine anlam genişlemesi denir.
Anlam genişlemesi veya yayılması kavramı, bir kelimenin tarih içinde dar anlamından geniş anlamına evrilmesidir. Örneğin ; “Çamlıca” bir tepenin adıyken anlam genişlemesine uğrayarak bir içecek çeşidi olan gazoza anlamını da kazanması gibi.
"alan" sözcüğü, "düz ve açık yer" anlamını içerirken anlam genişlemesine uğrayarak "iş, meslek, araştırma-inceleme" anlamlarını da kazanmıştır.

3. ANLAM DARALMASI: Sözcükler, anlamda daralma ya da genişleme yoluyla başka bir anlama geçerek yan anlamlar kazanabilir. Sözcüğün eskiden anlattığı şeyin ancak bir bölümünü, bir türünü anlatır duruma gelmesine anlam daralması denir.
Sözgelimi "oğul" sözcüğü başlangıçta kız ve erkek anlamlarını içerirken şimdi artık sadece erkek çocukları için kullanılarak anlam daralmasına uğramıştır.
"Erik" sözcüğü, şeftali, kayısı, zerdali anlamını içerirken, sonradan bir tür meyve için kullanılarak anlam daralmasına uğramıştır.

4. ANLAM AKTARMASI
A. Ad Aktarması
Bir sözcük ya da sözün, benzetme amacı güdülmeden, anlamca ilgili olduğu başka bir sözcük ya da söz yerine kullanılmasıdır. Bu mecaz türüne, "düz değişmece" de denir.
Örnek: Meclis bu olaya sıcak bakmıyor. (Türkiye Büyük Millet Meclisi)
Soba yandı (İçindeki odun - kömür)
Çankaya bu yasayı onaylamaz (Cumhurbaşkanlığı)
Okul geziye gitti. (Okuldaki öğrenciler)
Mozart'ı severim. (Mozart'ın bestelerini)
Doğu kan ağlıyor. (Doğu yönündeki bölgeler)
B. Deyim Aktarmaları
Aralarında çeşitli yönlerden ilgi bulunan iki şey arasında benzerlik ilişkisi yoluyla, birinin adını diğerine veren anlamlandırmaya deyim aktarması denir.
Deyim Aktarması şu yollarla yapılır:
a. Vücut parçaları ve organ adlarının doğaya aktarılmasıyla.
Örnek: Baş (vücut parçası, organ adı temel anlam)
Yokuşun başı - Toplu iğnenin başı - İki baş soğan - Dağ başı - Başa güreşmek
b. İnsanla ilgili özelliklerin insan dışındaki varlıklara aktarılması yoluyla.
Örnek: Ağlamak (gözyaşı dökmek temel anlam)
Gökyüzündeki bulutlar, ağlıyordu bu ölüme.
c. Doğayla ilgili özelliklerin insana aktarılmasıyla.
Örnek: Değnek (bir tür sopa temel anlam)
Kıyman a zalımlar kıyman
Kör karının bir değneği (oğul)
d. Doğayla ilgili özelliklerin yine doğaya aktarılması yoluyla.
Örnek: Minik fare kükredi. (Aslana ait "kükreme" özelliği fareye aktarılmış.)
Deniz bütün gece kudurdu. (Köpeğe ait "kudurma" özelliği denize aktarılmış.)
e. Duyu aktarması yoluyla.
Örnek: Acı (tadı ağzı yakan, tatma duyusuna ait olan)
Acı soğuk (dokunma duyusuna aktarılmış)
Acı çığlık (işitme duyusuna aktarılmış)
Sıcak (dokunma duyusuyla ilgilidir)
Sıcak bakış (görme duyusuna aktarılmış)
Sıcak konuşma (işitme duyusuna aktarılmış)
lign: center">--------------------oOo--------------------

<$BlogItemDateTi12:36ogItemArchiv2008_02_01_archive.html#2493919189314716038r2493919189314716038orMecazz<$BlogItemPermalhttp://talsayak.blogspot.com/2008/02/szcklerde-anlam-deimeleri.htmlMainOrArchiveParo

<$BlogItemCommen3
    Anonymous AdsızBlogCommentNum6864963867343552470 permalink"><$BlogCommentDat15 Aralık, 2008 15:44ommentDel i> Anonymous AdsızBlogCommentNum4128036356590459742 permalink"><$BlogCommentDat12 Nisan, 2009 14:21ommentDel i> Anonymous AdsızBlogCommentNum7473063351269111198 permalink"><$BlogCommentDat27 Şubat, 2010 19:51ommentDel i> <$BlogItemCreateYorum GöndermenRL$>"><< http://talsayak.blogspot.com/a>